UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Hepimiz Birimiz, Birimiz Hepimiz İçin Demedikçe…

24.03.2019, Gebze’den EYT mağduru bir işçi

eyt-istanbul-mitingi-2.jpg

İktidar işçilerin haklarını yok eden yasalar çıkarıyor. Sendikalaşma nedeniyle işten atmalar, grev yasakları almış başını gidiyor. Peki, çok büyük ve güçlü bir sınıf olmamıza rağmen işçi sınıfı olarak neden haklarımızı koruyamıyoruz? Mesela Emeklilikte Yaşa Takılanlar yani EYT’liler olarak, 1999 yılında çıkartılan ve geriye doğru işletilen yasayla haklarımızın gasp edilmesine karşı mücadele ediyoruz. Yasanın yeniden düzenlenmesini ve mağduriyetlerin son bulmasını istiyoruz.

Sen de Sömürüsüz Bir Dünya Fikrine Aç Kafanı

21.03.2019, İstanbul’dan bir grup genç işçi

1_mayis_2015_20150501_IMG_2090.jpg

“Kimsenin girmediği yollara gir ve yürü; kimsenin düşünmediği fikirlere aç kafanı!” Bu güzel söz 1968 yılının bahar ayında Paris’te bir duvarda yazıyormuş. Bizler İstanbul’da yaşayan genç işçileriz. Yakın zamanda UİD-DER’de izlediğimiz bir videoda ilk kez duyduk bu sözleri. İçinde yaşadığımız düzen bizlerin düşünme yeteneğini köreltmek üzerine kurulu. Günlük hayatın hayhuyu içinde ömürlerimiz tükeniyor.

Şerefeden Yükselen Ses!

20.03.2019, Ankara’dan bir işçi-öğrenci

demirdokum-grevi-IMG_0715-c.jpg

Türkiye işçi sınıfının tarihinde 60’lı yıllar, mücadelenin yükseldiği yıllardı. Saraçhane mitingiyle yeni mücadelelerin perdesi açılıyor ve işçi sınıfı ayağa kalkmaya başlıyordu. Mitinge, ülkenin dört bir yanından gelen yüz binlerce işçi katılmıştı. Ardından 1963 yılında bayrağı Kavel işçileri devraldı. Greve çıkmanın yasak olduğu bir dönemde yapılan Kavel direnişi, Türkiye işçi sınıfı tarihinde önemli bir dönüm noktasıydı.

Asgari Ücrete Köle Gibi Çalıştırıyorlar

19.03.2019, İzmir’den emekli bir işçi

asgari-ucrete-kole-gibi-calistiriyorlar.jpg

Bu yıl asgari ücret %26 zamla AGİ dâhil 2020 lira oldu. İktidarın bu oranda bir zam yapmasının kendisi açısından iki önemli nedeni vardı. Birisi 2018 yılının Ağustos ayında ekonomik krizin tavan yapması, hızla artan enflasyon ve ücretlerin zaten kuşa dönmüş olması nedeniyle yoksullaşan işçilerin tepkisinin büyümesi ihtimaliydi. Bununla bağlantılı olan bir diğer nedense, malum, seçimlerde işçi ve emekçilerin gözünü boyamaktı. Bu zam oranı ilk günlerde örgütsüz işçileri kandırdı. Ancak yapılan zam daha Ocak ayı maaşı ellerine geçmeden buhar olup uçtu.

Kriz Derinleşiyor, İşsiz Ordusu Büyüyor

16.03.2019, Adana’dan bir işçi

iskur-zonguldak.jpg

Geçtiğimiz haftalarda üç haber birbirine çok benziyordu. İlk haberde, Zonguldak’ta Türkiye Taş Kömürü Kurumu’nun bin kişilik alım yapacağını duyurması üzerine bu iş ilanı için 60 bin kişinin başvurduğu belirtiliyordu. İnsanlar başvuru için geceden İŞKUR’un önünde sıraya girmişlerdi. İkincisinde, Rize’de Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne alınacak 60 kişilik işçi kadrosu için 15 bin 641 kişinin başvuru yaptığı aktarılmıştı. Son haber ise, Afyon’da Toplum Yararına Çalışma Programı kapsamında geçici süre çalıştırılmak üzere 15 kişinin alınacağı işe tam bin 40 kişi başvuru yapmıştı.

Patronların Hizmetindeki Teknoloji Çalışma Süresini Uzattı

14.03.2019, Kartal’dan bir kadın işçi

teknoloji-calisma-suresini-uzatir.jpg

2012 yılında İngiltere’de Good Technology şirketinin 1000 kişiyle yaptırdığı bir ankete göre katılımcıların %93’ü ofisten ayrıldıktan sonra işle ilgili çalışmaya devam ediyor. Ofis dışında işe ayırdıkları süre bir haftada ortalama 3 saat 31 dakika. Ankete katılanların yarısı işleri yetiştirmek için, %20’si ise patronunu etkilemek istediği için işini eve götürdüğünü söylüyor. Ortalama bir İngiliz çalışanı sabah saat 06.51’de telefonlarını, %66’sı saat 07.00’dan önce e-postalarını kontrol ediyor. %65’i de uyumadan önce işle ilgili e-postalarının son kontrolünü yapıyor.

Kapitalizm ve Çocuklarımız

14.03.2019, Sefaköy’den bir işçi

paris-metrosu-evsiz-cocuk.jpg

Yavrularımız içinde bulunduğumuz büyük bir ailenin çocuklarıdır. Bizim de içerisinde yetiştiğimiz, acısıyla-tatlısıyla gülüp ağladığımız işçi sınıfının evlatlarıdır. Gece gündüz demeden onlar için didiniriz. Gerekirse mesailere kalır, ağır iş koşullarında ömrümüzü törpüleriz. Sırf evladımız gülümsesin diye nelerimizden feda etmeyiz ki?

Sehven Zamlar, Tanzim ve Seçim!

07.03.2019, Halkalı’dan bir sağlık işçisi

sebzede-enflasyon.jpg

Krizle birlikte neredeyse bütün kalemlerde zam yağmuru yaşandı. Gerçek enflasyon yüzde 30’lara dayanmış bulunuyor. Bunun anlamı patronlar sınıfının krizin faturasını işçi sınıfının üzerine yıkma çabasından başka bir şey değildir! Hatırlanacağı üzere resmi olarak bile gıda enflasyonu yüzde 31 çıkmıştı. Çarşı pazarda fiyatlar ateş pahası oldu.

Bizim Gücümüz Dayanışmadır!

06.03.2019, Manisa’dan bir öğrenci

uidder-dayanisma-ziyareti.jpg

Okuldaki dersimden çıkmış, eve doğru giderken 30’lu yaşlarda bir abinin ter içinde arabasını ittirdiğini gördüm. Hemen arabanın yanına gidip “yardım lazım mı abi?” diye sordum. Abi yorgun bir şekilde “hay Allah senden razı olsun! 10 dakikadır arabayı tek başıma ittiriyorum, bir Allah’ın kulu yardıma gelmedi. Şu ilerdeki yokuşa kadar arabayı ittirsek tamamdır kardeşim!” dedi. Ben de “artık insanlar birbirinin sorunlarını görmez oldular be abi! Biz niye böyle olduk?” diye sordum.

“Cihan, Çaylar Nerde Kaldı?”

06.03.2019, Bağcılar’dan bir kadın işçi

caylaaar.jpg

Cihan, Kefeli Han’ın çaycı çırağı. Yedi kardeşin en büyüğü. Bakmayın büyük dediğime, daha çocuk Cihan. Henüz 13 yaşında. Beş ay önce Erzurum’dan İstanbul’a gelmiş ailesine bakabilmek için, bakmadan kendi küçüklüğüne. Bir yaşındayken bedeninin sol yanını, tandırda annesinin pişirdiği ekmeğe katık etmiş. Sonra büyümüş ama biraz büyümüş. Babası koruyamamış Cihan’ı iki baş ineği koruduğu kadar.

Gel Vatandaş “Tanzime” Gel!

05.03.2019, Esenyurt’tan bir kadın işçi

tanzim-kuyrugu.jpg

Merhaba, ben 7/24, 4 vardiya çalışan bir işçiyim. Son zamanlarda gündemde olan tanzim çadırlarıyla ilgili düşüncemi sizinle paylaşmak istiyorum. Tanzim kelimesi “düzene koymak” anlamında kullanılmaktadır. Peki, fiyatları düzene koyamadıklarına göre neyi düzene koyuyorlar? Yoksulluğu mu yoksa yedi çeşit ürünü mü düzene koyuyorlar? Yoksa insanları sıraya dizip düzene sokmaktan mı bahsediyorlar?

Her Şeyi Üretenler, Neden Her Şeyden Mahrum?

03.03.2019, Çayırova’dan işsiz bir kadın

ayakkabi-uretimi.jpg

Merhaba işçi kardeşlerim. Milyonlarca işçi gibi ben de yıllarca ayakta çalıştım. Hani deriz ya, dizlerimin bağı tutmuyor diye, işte öyle yoğun çalıştırıldım. Sürekli ayakta çalışmaktan ayaklarımda hep nasır olurdu. “Olurdu” diyorum. Oğlum doğduktan sonra doğum iznimi kullanmıştım. Tekrar işe başladığımda çocuğuma bir süre kayınvalidem bakmıştı.

“Abi, Memleketin Hali Ne Olacak?”

03.03.2019, Kıraç’tan bir metal işçisi

iskur-kura.jpg

Geçenlerde işyerinden bir genç arkadaşla dışarıda bir yerde çay içip sohbet ettik. Sohbetimizin konusu ağırlıklı olarak ekonomik krizdi. İşyerimiz Kıraç’ta bir metal fabrikası. Çalıştığımız işyeri bölgenin en önde gelen işyerlerinden. Kendi alanında değerlendirildiğinde sermaye, pazar payı ve üretim kapasitesi olarak Türkiye’de ilk sıralarda yer alan bir işyeri. Ama iş işçi haklarına gelince ilk sıralar hak getire. Zaten bir işyeri sürekli ve katlamalı olarak büyüyorsa işçi yoksullaşıyordur. Çünkü büyüyen o sermaye işçinin sırtından elde edilir.

Krizi Bir de İşçilere Sor

02.03.2019, Kıraç’tan bir kadın işçi

viransehir_iskur_kura_cekimleri.jpg

Geçtiğimiz günlerde eski işyerimden bir arkadaşım ne yapıyorsun ne ediyorsun diye hal hatır sormak için beni aradı. Biraz konuştuk, dertleştik. Hamile bir ortak arkadaşımız var. “O ne yapıyor, çalışıyor mu?” diye sordum. “Çalışmayıp da ne yapacak? Bir patlıcan olmuş 10 lira!” dedi. Dert yanmaya başladı.

“Patates Soğan Kuyruklarına da mı Girecektik?”

28.02.2019, Kartal’dan bir kadın işçi

kadikoy-tanzim-satis-1.jpg

Bu hafta Kadıköy’de tanzim satış noktalarındaki kuyruğu girdim. Kuyrukta 60-70 kişi vardı. Hava yağmurlu ve soğuktu. Kuyruktakilerin çoğu 60 yaşın üstündeki yaşlı insanlardı. Hele bir akşam saat altı civarında bu kuyruğu ilk kez gördüğümde içim cız etmişti. Kuyruktakilerin hepsi yaşlı, gariban insanlardı. Hiç orta yaştan insan yoktu. Ama ikinci görüşümde öğrenci olduklarını düşündüğüm 20’li yaşlardaki gençler de vardı.

ÖRGÜTLEN ki Yaşa ve Yaşat!

26.02.2019, Ankara’dan bir eğitim emekçisi

isig-sendikali-sendikasiz.jpg

Dedem ve kardeşleri Doğudan Batıya iş bulmak ve geçimlerini sağlamak amacıyla göç etmişler. Dedemler 5 kardeş olarak gelmişler gurbete. Ancak takip eden yıllarda dedem ve diğer 3 kardeşi inşaat işçisi olarak çalıştıkları inşaatlarda yaşamlarını yitirdiler. 5 kardeşin 4’ü ekmek davası uğruna iş cinayetlerine kurban gitti. Üstelik bu insanların hiçbir güvenceleri yoktu ve ölümlerinden sonra aileleri ortada kaldı. Örgütsüz ve bilinçsiz olduklarından ne bir dava açtılar ne de tazminat alabildiler.

İşsizlik Artıyor, İşsizlik Fonu Patronlara Aktarılıyor

26.02.2019, Ankara’dan bir işçi

urfa-iskur-44bin-kisi.jpg

Ekonomik kriz gerekçesiyle işsizlik her geçen gün artıyor. TÜİK’e göre Kasım 2017 döneminde yüzde 10,3 olan dar tanımlı (standart) işsizlik 2 puan artarak Kasım 2018’de yüzde 12,3’e yükseldi. İşsiz sayısı 3 milyon 981 bin kişi oldu. DİSK-AR’ın aynı dönemi yansıtan raporuna göre geniş tanımlı işsiz sayısı 6 milyon 646 bine yükseldi. İşsizlik oranı ise yüzde 19,3 olarak hesaplandı. Kasım 2017’ye göre ise geniş tanımlı işsiz sayısı 665 bin kişi arttı.

“Babamın Mezarında Çalışıyorum”

24.02.2019, İstanbul’dan bir kadın işçi

maden-ocagine-giris.jpg

2018’in son ayında elmasıyla meşhur olduğu gibi madenleriyle de bilinen Amasya’nın Yeni Çeltek maden ocaklarından birinde, yanında ekmeğini kazandığı kazması ve baretiyle bir maden işçisinin cesedi bulundu. Yıllar evvel 19 Mart 1965’de bu madende sabaha karşı grizu patlaması meydana gelmiş, 126 işçiden 58’i yaralı kurtulmuş, 69’u yaşamını yitirmişti. 7 madenciye ise ulaşılamamıştı. Madenin o bölgesinin üstü kapanmıştı.

“Varlık Kuyruğu” Yani Patates-Soğan Kuyruğu

23.02.2019, Gebze’den bir işçi

tanzim-kuyrugu-ankara.jpg

Temel ihtiyaç maddelerine gelen zamlar gittikçe artıyor. Her şey ateş pahası olmuş. Özellikle gıda fiyatları tavan yapıtı. Ekonomik krizin faturasını bizim üzerimize yıkan iktidarın marifetleri yüzünden, evlerimizdeki tencereyi kaynatamaz olduk. Markete, pazara, manava gitmeye çekiniyoruz; patatese, soğana, domatese, bibere bakmaya korkar olduk. Alım gücümüz, ağır enflasyon yüküyle birlikte daha da düştü.

“Devlet Hep 18 Yaşında” mı?

20.02.2019, Tuzla’dan bir kadın işçi

kapitalist-piramit.jpg

Tuzla’da yaşayan bir işçiyim. Günümüz koşullarında hayat gerçekten zor. Bir yanda ekonomik sıkıntılar, öte tarafta insani ilişkilerin, dayanışmanın zayıflaması bizi zorlayan etmenler. Bir de bunun üzerine eklenen toplum ve aile baskıları var. Bu düzen bekasını her alandaki ideolojik saldırıları ile güvence altına almaya çalışıyor. Evden işe, işten okula her alanda mevcut sömürü düzeninin şu veya bu şekilde aklayan kapitalizm güzellemeleri ile karşılaşıyoruz.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this